AKIN's profileMUZIK ve SEVGI DUNYASI.....PhotosBlogListsMore Tools Help

MUZIK ve SEVGI DUNYASI...,

AKIN.ARICAN@hotmail.com

AKIN ARICAN

Occupation
Location
Interests
BİR YERDE KÜÇÜK İNSANLARIN BÜYÜK GÖLGELERİ OLUŞUYORSA,ORADA GÜNEŞ BATIYOR DEMEKTİR...,
Loading...


 
More Cool Stuff At POQbum.com

Loading...

Top10 Spaces

Loading...

Windows Media Player

SEVDİĞİM MÜZİKLER..,

ISTANBUL

Loading...Loading...

TAKEFIVE

Loading...

TAKEFIVE

Loading...
Loading...

Feed

The owner hasn't specified a feed for this module yet.
No list items have been added yet.

Feed

The owner hasn't specified a feed for this module yet.
December 29

VAZGEÇİLMEZLERİMİZ..,

 

   REGAİP KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN...,

 

 canakkale_destani

Eyüp belediye Başkanlığı ve Akparti Eyüp ilçe başkanlığının öncülüğünde yapılan yıllık
geleneksel Çanakkale ziyaretleri doğrultusunda,mahallemiz Akparti İslambey Teşkilatı
olarak Mahalle başkan yardımcılarımızdan Mustafa ÇELİK'in ekip başı önderliğinde 30-31
Mayıs 2009 tarihinde 46 Kişilik mahalle sakinlerimizin de katıldığı duygu yüklü bir ziyaret
gerçekleştirildi.Her karışından nur fışkıran,her karışı duygunun en muhteşemini yaşatan
olağanüstü manevi yerlerde bulunma gururunu bizlere yaşatan,ölümsüz şehitlerimizin yaşadığı
o günleri birebir bizlerede yaşarmış gibi hisler uyandıran anlar yaşatan bu organizasyon için
ilgililere sonsuz teşekkürler.

22

"Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hakim olabilir."
- Mustafa Kemal, 25 Nisan 1915, Conkbayırı

04

 

"Benimle beraber burada muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidir ki, bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım."
- Mustafa Kemal, 3 Mayıs 1915, Arıburnu

03

Azman Dede... Balıkesir'de son gömdüğümüz Çanakkale gazisi, İvrindi'nin Mallıca köyünden 104 yaşında Azman Dede idi. Gençliğinde iki metreyi aşkın boyu, dev görünümüyle insan azmanı sayılmış, herkes ona azman demeye başlamış, soyadı kanunu çıkınca da Azman soyadını almıştı. Esas ismi adeta unutulmuştu. Yıllar önce bir yerel araştırma sırasında Mallıca köyü kahvesinde kendisiyle görüştüm. Kulakları ağır işitiyordu. Köylülerden biri yardımcı oldu. Benim sorduklarımı kulağına bağıra bağıra söyledi. Onun sesine alışkın olduğundan anladı, sorduklarımı cevapladı. Söz Çanakkaleye geldiğinde o koca ihtiyar sarsıla sarsıla, hıçkırıklar içinde ağlamaya başladı. Kendi zor duyduğu için kan çanağına dönen gözleriyle bize de duyurmak için bağıra bağıra anlatmaya başladı:
- "Bir hücum sırasında bölük erimişti. Yüzbaşı telefonla takviye istedi. Gece yarısı siperleri takviye için istediğimiz askerler geldi. Hepsi askere yeni alınmış gencecik insanlardı.
Ama içlerinde daha çocuk denecek yaşta üç-dört asker vardı ki hemen dikkatimizi çekti. Bölüğü düzene soktum. Yüzbaşı gelenlerle tek tek ilgileniyor, karanlıkta el yordamıyla üstlerini başlarını düzeltiyor, sabah yapılacak olan süngü hücumuna hazırlıyordu. Sıra o çocuklara geldiğinde, o cıvıl cıvıl şarkı söyleyerek gelen çocuklar birden çakı gibi oldular. Yüzbaşı sordu: "Yavrum siz kimsiniz?" İçlerinden biri: "Galatasaray Mektebi-Sultanısı talebeleriyiz. Vatan için ölmeye geldik!.." diye cevap verdi.
Gönlüm akıverdi o çocuklara. Bu savaş için çok küçüktüler. Daha süngü tutmasını bile bilmiyorlardı. Onlarla ilgilendim. "Mermi böyle basılır. Tüfek şöyle tutulur. Süngü böyle takılır. Düşmana şöyle saldırılır!.." diye. Onları karşıma alıp bir bir gösterdim. Siperlerin arkasında ay ışığında sabaha kadar talim yaptık. Gün ışımadan biraz dinlensinler diye siperlere girdik. Ortalık hafif aydınlanır gibi olunca hep yaptıkları gibi düşman gemileri gelip siperlerimizi bombalamaya başladılar. Yer gök top sesleriyle inliyordu. Her mermi düstüğünde minare gibi alevler yükseliyor, birgün önce ölenlerin kol, bacak, el, ayak gibi parçaları havaya kalkan toprakla siperlere düşüyordu. Mermiler üzerimizden ıslık çalarak geçiyordu. Siperler toz duman içinde kalmıştı. Bir ara yüzbaşı "Azman, yandık!.." diye siperin köşesini işaret etti. O şarkı söyleyerek sipere gelen, sanki çiçek toplarmış gibi neşeli olan o çocuklar, siperin bir köşesinde sanki bir yumak gibi birbirine sarılmış tir tir titriyorlardı. Çocuklar harbin gerçeği ile ilk defa karşılaşıyorlardı. Ürkmüşlerdi. Yüzbaşı yandık demekte haklıydı. Muharebede bir ürküntü panik meydana getirebilirdi.

Tam onlara doğru yaklaşırken içlerinden biri avaz avaz bir marş söylemeye başladı!.. "Annem beni yetiştirdi bu yerlere yolladı. Al sancağı teslim etti Allaha ısmarladı. Boş oturma çalış dedi, hizmet eyle vatana.. Sütüm sana helâl olmaz, saldırmazsan düşmana.."

Baktım hemen biraz sonra ona bir arkadaşı daha katıldı.
Biraz sonra biri daha... Marş bitiyor yeniden başlıyorlar. Bitiyor bir daha söylüyorlar. Avaz avaz!.. Gözleri çakmak çakmak...
Hücum anı geldiğinde hepsi süngü takmış, tüfeklerine sımsıkı sarılmış, gözleri yuvalarından fırlamış, dişler kenetlenmiş bekliyorlardı. O an geldi.
Birden yüzbaşı "Hücum!.." diye bağırdı. Bütün bölük, bütün tabur, bütün alay cephenin her yerinden fırladık. İşte tam o anda, tam o anda, o çocuklar kurulmuş gibi siperlerden fırlayıverdiler. İşte o an. Tam o an bir makinali yavruları biçiverdi. Hepsi sipere geri düştüler. Kucağıma dökülüverdiler. Onların o gül gibi yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Hiç gitmiyor!.. İşte ben ona ağlıyorum, o çocuklara ağlıyorum!.."
Azman dede ağlıyordu. Ben ağlıyordum. Kahvede kim varsa ağlıyordu. Kahveci gözyaşları içinde bize çay getirdi. Eğildi: "Azman dede hep ağlar. Niye ağladığını bügün ilk defa anlattı." Dedi.

10

Sonsuza dek yaşayacaklar,ölümsüzlükle.,,
Omuzunda silah,dilinde memleket türküleriyle..,
Düşmana karşı şehadet,zafer,vefa için yola çıktılar..,
Hala yollardalar...,
Hala gözleri yollardalar..,
Hala gözleri yollarda,gelmenizi bekliyorlar...,
Kopup geldiler her bir yerden...,
Bursa'dan,Antep'ten,Tunceli'den,Nusaybin'den,Saraybosna'dan,Aydın'dan,Kars'tan..,
ÇANAKKALE ZAFERİ GÖNÜLLERİN İTTİFAKI İLE KAZANILMIŞTIR..,

16

 

ŞEHİTLERİMİZE DUALARINIZI ESİRGEMEYİN...,

İMRENİYORUM ONLARA,ONLARLA O MUHTEŞEM ŞEHİTLERLE BERABER YATMAK İÇİN,CANIMDANDA ÖTE NELER VERMEZDİM.

Akın ARICAN

  
Image Hosted by ImageShack.us

Sen Mustafa Kemal’sin!

Alın terim, göznurum!

Sen ölümsüz en yüce Türk!

Sevincim, kıvancım,onurum…

Sen yeni Türkiye’nin ilk mimarı

Ilk harcı karan

Çatıyı ilk atansın

Sen ilk öğretmen

Baş kumandan

Ulu önder

Şavkı yarınlara vuransın.

Çarpan yürek, akan kansın

Sana nasıl sesleneyim?

Sen baştan başa Vatansın…

*****************************

ATATÜRK'TEN SON MEKTUP

Siz beni halâ anlayamadınız . Ve anlamayacaksınız çağlarca da...

Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u" diyorsunuz.

Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz .

Mustafa Kemâl'i anlamak bu değil, Mustafa Kemâl ülküsü,

sadece söz değil.

Bırakın o altın yaprağı artık, bırakın rahat etsin anılarda şehitler.

Siz bana, neler yaptınız

ondan haber verin. Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?

Mustafa Kemâl'i anlamakyerinde saymak değil.

Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.

Bana, muştular getirin bir daha, uygar uluslara eşit yeni buluşlardan..

Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı ?

Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyleyazdınız mı ?

Mustafa Kemâl'i anlamak avunmak değil, Mustafa Kemâl ülküsü,

sadece söz değil.

Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda, halâ oturmuş,

10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz .

Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın !

Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların..

Mustafa Kemâl'i anlamak gözboyamak değil, Mustafa Kemâl ülküsü,

sadece söz değil..

Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız ; laboratuvarlarda sabahlayın,

kahvelerde değil.

Bilim ağartsın saçlarınızı.. Kitaplar.. Ancak, böyle aydınlanır o

sonsuz karanlıklar...

Mustafa Kemâl'i anlamak ağlamak değil, Mustafa Kemâl ülküsü,

sadece söz değil.

Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü..

Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,

birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.

Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen ?

Mustafa Kemâl'i anlamak itişmek değil,

Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla.

Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.

Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister,

paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !

Mustafa Kemâl'i anlamak aldatmak değil, Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil...

ATA'MIN C.DÜNDAR'A MEKTUBU

Utandım çocuk Beni anlatan bir film yapmışsın . Kızgınım, utanç içindeyim. Sana değildir kızgınlığım.

Filmdeki Mustafa'dan da utanmış değilim. Başaramamışım, bundandır utancım. Komutam altında, bu vatan için kanını akıtan Türk askerlerinden utandım. "Özgürlük" demiştim, benim karakterimdir..

"Bilim" demiştim, tek yol göstericidir. Sen, "Karanlıktan korkardı" demişsin benim için. Korkardım evet.

Bu ulusu boğmak isteyen karanlıklardan çok korktum. Ama insaf be çocuk, korkup da kaçmadım ya.

Söküp atmadım mı o karanlığı bu ülkenin üzerinden? Diktatör demişsin bir de. Hiç okumadın mı çocuk?

Nerde benim nesilleri emanet ettiğim öğretmenler? Anlatmadılar mı sana? Başkomutan olarak cepheden cepheye koşarken, ve bütün kararları tek başıma alabilecekken neden bir meclis kurd um ben çocuk?

Böyle diktatör olur mu? Ah be çocuğum. Neden, nasıl düşman ettiler seni bana? Baktım aşktan, sevgiden, aileden bahseden güzel şeyler yazmışsın bugüne kadar. Belli ki, Çalışkansın, zekisin.

Kara cüppeleri ile milletin ümüğüne çökmüş olan yobazları çok iyi anlarım da çocuk, seni anlayamıyorum. Onlar zaten hiç sevmedi beni. Yüzyıllardır süren iktidarlarını çekip almıştım ellerinden.

Sevmeyecekler beni elbette.. Peki sen çocuk, sen neden kol kola girdin bu kara kalplilerle?

Dedim ya, sana değil kızgınlığım. Başaramamışım. Anlatamamışım demek ki özgürlüğün kıymetini, bağımsız bir ulusun, onurlu özgür bireyi olmanın ne büyük bir nimet olduğunu. Yazık olmuş, onca vatan evladının kanına, onca ananın göz yaşına. Veremem ki şimdi hesabı, ne o gencecik bedenlere, ne de gözü yaşlı analara.

 "Bu muydu uğruna bizi ölüme gönderdiğin vatan?" derlerse, "bu nesiller miydi, ölen evlatlarımızın kanıyla kurduğun ülkeyi emanet ettiğin?" diye sorarlarsa ne derim ben onlara be çocuk?

Olmadı be çocuk... olmadı.

                                                            

Cumhuriyet, demokratik idarenin tam ve mükemmel bir ifadesidir. Bu rejim, halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan, onlardan esirlik, soysuzluk, dalkavukluk hislerini uzaklaştıran bir yoldur.Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur.

                                                                                                                                                                                     

                                                                                             

**************************************************************

SAADİ'NİN GÜLLERİ

Sana gül toplamak istedim bu sabah ama

O kadar fazla gül doldurmuşumki koynuma,

Koptu esvabımın düğmeleri birden bire.

Havaya dağıldı topladığım bütün güller;

Hepsi rüzgârla savrulup, denize gittiler;

Sularda, bir daha geri dönmemek üzere.

Tutuşmuş gibi, kıpkırmızı oldu dalgalar.

İşte esvaplarımda hâlâ gül kokuları var.. Gel,duy o kokulu hâtırayı,üzerimde.

Marceline Desbordes-Valmore'dan

Orhan Veli KANIK"

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bazen, Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan.

Güneş kucağındadır, bilemezsin.

Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür.

Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın .

Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.

Uçar gider, koşsan da tutamazsın...

picture

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

                         BENİMLE CHAT'LEŞMEK İÇİN LOGOYU TIKLATIN..

                                          ONLINE DEĞİLSEM ÖZÜR..,

Free Java Chat from Bravenet.com Free Java Chat from Bravenet.com
------------------------------------------------------------------------------------------------------------

AVCILIK&BALIKÇILIK...,,

 

 

Slm sayın ziyaretçiler ,

Av dünyamdan saygılarımla.Nedendir bilmem bizleri tanımayanlar,

vahşi eli kanlı katil hayvan düşmanı diye yargılayıp resmen urgansız asıyorlar.Ama asıl doğayı hayvanları seven,onların barındıkları yeri

kollayan,ağır kış şartlarında silahlarımızı duvara asıp,sırtımızda

et,ot,yem taşıyıp karda donma derecesinde onlara ulaşan yine bizleriz.

Kaldıki hiç birimiz el kadar bir kuşun etine muhtaç değiliz,bu bir yaşam

tarzı ve karşı konulmaz bir sevdadır..,

Amatör Balıkçıya Öğütler:

-Balıkçılık sevgi, sabır, soğuk kanlılık ve refleks ister.

- İnce misina 0,25, 0,30 ve 0,40 avcı olur balığı ürkütmez.

- Büyük balıklar yakalandığında misina durdura durdura ürkütmeden yukarı çekilmelidir.

- İstavrit tutarken çapa atılmaz, çapa ipinin hareketi balığı ürkütür ve yarı yarıya keser.

- Tekneyle büyük balık avında mutlaka bir kepçe veya kakıça ihtiyaç vardır. Su yüzüne çıkar çıkmaz kepçeyle veya kakıçla balık yakalanmalıdır yoksa çırpınan hayvan misinayı koparabilir.

- Bir balık teknesinde mutlaka livar bulunmalıdır. Livar yoksa büyük kovalar tercih edilmeli ve su sık sık değiştirilmelidir. Aksi durumda plastik kovalarda bekleyen balık su içinde bile olsa bayatlar.

- Balıkçılığa yeni başlayanların en sık düştüğü hatalardan biri iğneyi dipte bir yerlere taktırmalarıdır. Bu konuda dikkat gerekiyor ve yedek takım bulundurulmalı.

- İskorpit ve trakonya etleri yenirse de zehirli balıklardır. Çarptığı yeri şişirirler. Oltaya sık gelen bu balıkları tanımak iğneden çıkarırken tedbirli olmak her ihtimale karşı zehirli balık vurmaları için küçük bir şişe amonyak alınmalıdır.

- Avlanma sahamızı bozmamak için kirletmemek gerekir.

- Av günü sonunda yakın bir zamana kadar tekrar ava çıkılmayacaksa artan yemlerle de yemleme yapılmasında fayda vardır.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ağustos 26, 2006 - Bir başkadır Boğaz'a karşı balık tutmanın keyfi! - İSTANBUL BALIKÇILARI!

Bir başkadır Boğaz'a karşı balık tutmanın keyfi! Galata Köprüsü'nü, oltalarını sanki suya değil de başka dünyalara doğru atmış insanlar olmadan düşünebilir misiniz? Hobi olarak balıkçılıkla ilgilenlerin bir hayli fazla olduğu İstanbul'da, haftanın her günü ve günün her vaktinde uygun yerlere mevzilenmiş balıkçıları görebilirsiniz. Balık tutmanın çok zevkli olduğunu herkes bilir; peki ya Boğaz'ın kıyılarında balık tutmak? Bambaşka... Oltasını denize atmış balıkçı bir yandan kısmetini beklerken bir yandan da Bağaz'ın eşsiz manzarasını seyre dalar; sonra da türlü türlü düşüncelere... Elbet yalnız komaz bu koca deniz ve kent dalgın balıkçıyı; yavaş yavaş dağıtır aklındaki düşünceleri ve sıkıntısını alır farkettirmeden. Bir de yan yana sıralanmış balıkçı dostların sohbeti katılır bu minik serüvene. Hey, değmeyin keyfimize! Öyleyse kapın oltaları, işte İstanbul'un balık avı adresleri: Çubuklu'daki park Anadolu Yakası'nda Boğaz sahil yolu ve Caddebostan’dan Pendik’eÜsküdar Şemsipaşa’daki çay bahçeleri sıcaktan bunalanlara iyi bir gölgelik sağlar. Paşalimanı’na doğru gittikçe karşınıza çıkan ufak parklarda da ağaçların altında avlanmak mümkün. Ancak buralar çok kalabalık olabiliyor. Çubuklu Hayal Kahvesi’ni geçtikten sonra denize doğru inen, iki yanı ağaçlı bir yokuş var. Bu yolu bitirdiğinizde sahilde, geniş bir park çıkar karşınıza. Burada balık tutmak çok keyifli. kadar uzanan sahil park alanı, balık avlamaya uygun. Kefal nerede avlanır? Anadolu Yakası’nın balık avlamak için en rahat yeri Anadolukavağı: Hem balık tutma, hem de onlarla mangal partisi yapma şansı var. Burada kefal avlamak mümkün. Kefal hızlı yakalanan bir balık değil. Onu Caddebostan’dan Pendik’e kadar uzanan yolda da tutabilirsiniz. Kefal, yumruk büyüklüğündeki bir ekmeğin etrafına sarılan misinaya bağlanmış bir sürü iğneyle tutulur. Buna "Kıbrıs oltası" denir. Oltayı salladıktan sonra saatlerce beklemeniz gerekebilir. Ama insanı dinlendirici de bir özelliği vardır. Sarayburnu'ndan Rumelihisarı'na Avrupa Yakası’nda Sarayburnu ve Ahırkapı Feneri’nin önleri Boğaz balıklarının geçiş yolu. Oltanıza istavrit ve izmaritten başka sürpriz balıklar da takılabilir. Bir başka iyi adres de Arnavutköy Burnu. Burayı geçtikten sonra başlayan Bebek sahili, aslında İstanbul’un en iyi balık avlanan yerlerinden biriydi. Ancak sahil şimdi gezi motorlarının ve kıyıya bağlanmış büyük teknelerin elinde. Bir başka adres Aşiyan sahili. Tarabya Oteli’ni geçtikten sonraki sahil şeridi ve Kalender Orduevi’nin önü de çok bereketli. Turna balığı için Terkos Tatlı su balığı avlamak isteyenler, Anadolu Yakası’ndaki Ömerli Gölü’nü, Riva Deresi’nin etrafındaki aile piknik yerlerini, Avrupa Yakası’nda da turna balığı yakalanabilecek Terkos Gölü’nü ya da Büyükçekmece Gölü’ne kıyısı olan Çatalca’ya bağlı Bahşayış Köyü’nü tercih edebilir. Tatlı sularda karşınıza çoğunlukla kızılkanat çıkar. Ancak eti lezzetli değildir, üstelik çok kılçıklıdır. Bunun dışında avlayacağınız balık sazan olacaktır. Sazan avlamak için, nemli bir topraktan çıkarılacak solucan, küspe ya da kasaptan alınabilecek küçük bir tavuk parçası yem olarak kullanılır. Her mevsim istavrit Yılın hangi ayı, hangi günü olduğu önemli değil her zaman avlanan bir balık var ki, o da istavrit. Bu balık martı tüyü ya da floştan yapılan "çapari" adlı çok iğneli oltayla yakalanır. İstavrit oltasına kırçıllı tüy takılırsa bazen kolyos bile tutulur. İlk atışta dibe kadar inen olta sonra çeşitli derinlikler yoklanarak yukarı çekilir. Hangi seviyede balığa rastlanırsa o derinlikte avlanılır. El oltası kullananların, misinayı tutan elleri devamlı hareket halinde olmalı. Kullanacağınız iskandil (kurşun) akıntıya göre 60-150 gr. arasında değişebilir. Kamış, iskandilin ağırlığını taşıyabilecek kapasitede, boyu da 3.5-4.5 m olmalı. Makine ise, 0.40’lık misinadan en az 150-200 m alabilmeli. Karadan tutuluyorsa kamışlı takım, sandalda el oltası tercih edilir. Kıyıdan avcılıkta en önemlisi etraftaki yayalara, araçlara ve diğer balıkçılara zarar vermeden avlanabilmek. Denizlerin kurnazı izmarit Zeminin 40 cm. üstünde dolaşır. Baharda ve yazın Boğaz civarında bulunur. Düşmanı olan lüfer akını başlayınca kesilir. İzmarit oltasında 7 ile 10 numara arasındaki siyah sinek iğnesi kullanılır. 3 iğne idealdir bir de fırdöndü taktınız mı olta hazır demektir. Kurnaz olduğundan oltaya vuruşu, çekerken gösterdiği direnç, amatör balıkçılar için bir eğlencedir. Başlıca yemi midye veya karides parçasıdır. İzmarit oltaya vurduğunda midyeyi çok iyi yakalar. Bu yüzden midye ayıklandıktan sonra bir süre suyu süzdürülür. Daha sonra nemli bir bez arasında konulup üzeri tuzlanır. Böylece kullanacağınız yem, balık tarafından oltanızdan kolayca çıkarılamayacaktır. Amatör balıkçılara öğütler Ellerinizi temizlemek için bez, güneşten korunmak için şapka, balıkları koymak için yanınıza kova almayı unutmayın. Kovadaki su, sık sık değiştirilmeli. Plastik kovada bekleyen balık, su içinde bile olsa bayatlar. Boğazın her yerinde su akıntısı farklı. Değişik ağırlıkta kurşunları, yani "iskandilleri" yanınızda bulundurun. Akıntı azsa 50 ya da 60 gram, akıntı çoksa 100-150 gramlık kurşunları tercih edin. Yanınızda hem istavrit, hem izmarit, hem de kefal oltası bulundurun. Sizin istavrit çıkar diye gittiğiniz yerde balıkçılar izmarit avlıyor olabilir. Balıkçılığa yeni başlayanlar iğneleri dipteki kayalık ya da yosunlara taktırabilir. Yedek takım bulundurmak iyidir. Salacak ya da Caddebostan’daki balıkçı barınaklarından sandal kiralayıp balığa çıkabilirsiniz. Ama açık deniz, sorumluluk gerektirir. Sandalda kürek, yiyecek, kalın kıyafetler, yağmurluk olmasına dikkat edin. Kaynak: Deniz İnceoğlu - Hürriyet

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÇİPURA

Ege ve Akdenizin bu namlı balığı Marmarada seyrek bulunur. Ortalama 25 – 35 cm. boy ve 0,5 – 3 Kg. ağırlıktadır. 60 cm. ve 6 kg. olanlarıda seyrek olarak görülebilir.Etçil bir balıktır. Kuvvetli çenesiyle küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca yer. Yaz devresinde sığlarda, kış aylarında da 35 – 40 m. Derinliklerde yaşar. İki yaşın üzerindekiler daha da derinlere iner. Üremeleri Ekim – Aralık aylarında olur. 100 – 150 000 yumurta döker.Eti çok lezzetlidir. Ayrıca üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir. Dişli balıktır damağı çok serttir iğne kolay oturmaz.Kumluk ve çakıllık alanlarda yaşarlar dibi bataklık olan yerlerde pek rastlanmazlar. Küçüklerine lidaki denir. Ağ ve parakete ile avlanılır ama amatörler için avı en zevkli olan balıklardan biridir olta ile avı yemli olarak yapılır . Yem olarak karides,akyem,kurt,ahtapot,sübye ve sülünes i sayabiliriz. Takım olarak tertip (savurma) veya hırsız tertip diye ifade ettiğimiz takımlar kullanılır.ayrıca sardalyalı kıbrıs sarması da etkili bir takımdır.

KARAGÖZ

Bütün denizlerimizde, çoğunlukla Marmara ve Ege de ılıman suların kayalıklarında yaşayan, bol bulunan ve sevilen yerli balıklarımızdandır. Sürüler halinde yaşar. Suların ısı şartlarına göre bahar aylarından Ağustosa kadar üreme yapar. Çeşitli türleri denizlerimizde yaşar. Kuyruğu lekeli ve çizgili olanı İsparoz/İspari olarak tanınır. Lezzetli eti ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri yüksek bir balıktır. Karagöz kışın derin sularda yazın kıyıların akıntılı ve taşlık kısımlarında daha çok bulunurlar akıntı ile gelen böcek ve küçük kabuklularla beslenirler Genellikle 300 – 400 gram ağılıklarında olmasına rağmen 3 –4 kilo gelenleri de vardır.yem begenme konusunda büyükleri oldukça seçici davranırlar. Takım olarak tertip ve bazen de mantarlı takım kullanılır. Yem olarak yaprak yem . canlı karides.tavuk göğsü kullanılabilir.

İSPARİ-İSPAROZ-SARKOZ

Bütün denizlerimizin sıcak ve ılık sahil bölgelerinde yaşayan bir Karagöz türüdür. 16 – 20 cm. ‘ye kadar büyüyebilir. Deniz kurtları, karides, yosunlar ve balık yavrularıyla beslenir. Göçer balıklardandır. İlkbahardan yaz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Eti beyaz, yağlı ve lezzetlidir. Amatörlerin sıkça karşılaşıtkları ve avladıkları bi balıktır takım olarak çipura takımları kullanılır. Yem olarak ta kurt,karides,sülünes,hamur kullanılabilir.sardalya sarması da iş yapar

ÇİTARİ

Karagöz ailesinden bir balıktır. Sarpa balığı da denir. Boyları 45 cm. olabilir. Görüntüsü çok güzel fakat eti lezzetsizdir. Bu nedenle fazla ekonomik değer taşımaz. Marmara, Ege ve Akdeniz' de bol, Karadeniz de seyrek rastlanır. Yaşam karakteri ve üremeleri Karagöz cinsi balıklarda olduğu gibidir. Bazı yerlerde sarpa olarak ta adlandırılır avında çipura takımları kullanıldığı gibi mantarlı takımlarlada avlanmaktadır ayrıca kefal için kullanılan ekmek çaparisinede tepki verirler yemleri her türlü yem diye niteliyebilirim çünkü seçici bir balık değildir.

SARIGÖZ

Karagöz ailesinden bir balıktır. boyları 50 cm. olabilir. Anatomisi Karagöze benzer. Ilık sahil bölgelerinde ve bunların uzantısı ılıman denizlerde yaşar. Karadeniz'de az bulunur. Yaşam çevresi kayalık ve kuytu yerlerdir. Başlıca besinleri küçük kabuklular, deniz solucanları ve özellikle Karidestir. Etleri de Karagöz ve Mercan gibi beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Üremeleri erken ilkbahar aylarında başlayarak yaz sonuna kadar devam eder. Çipura takımları ile avlanır yem olarak ta belli başlı bir farklılık göstermez

EŞKİNA

Sıcak ve ılıman denizlerin 100 - 150 m. taşlık, kayalık ve mercanlı bölgelerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Gezgin bir balık değildir. Aynı zamanda Taşbalığı ve Mavruşgil balığı olarak ta tanınır. Bahar sonu, yaz aylarında üreyen Eşkina 30 - 35 cm. uzunluk ve 500 - 600 gr. ağırlığa erişir. Beyaz ve çok lezzetli eti ile ekonomik değeri yüksektir. Takım olarak levrek ve mercan takımları ile avlanır ancak eşkinanın bulunduğu mevki bilinmezse avı pek verimli geçmez.yem olarak karides ,sardalya ,sübye,kalamar,teke kullanılır

SİVRİ BURUN KARAGÖZ

Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarımızın en tanınmış balıklarındandır. Karadeniz bölgesinde de rastlanır. 0 - 400 m. derinliklerde yaşar. Sivri burun Karagöz 35 cm.' ye kadar büyüyebilen, sürü halinde yaşayan, mevsimsel olarak beslenme, üreme, kışlama gibi nedenlerle oldukça uzun mesafelerde göç eden bir balıktır. Kıyıların taşlık ve çakılları arasında bitkiler ve küçük kabuklularla beslenir. Bu balıkların mensubu olduğu SPRİDEA familyasına ait pek çok balık türü sularımızda yaşar. Avlanmasında çipura ile çok fazla farklılık göstermez çipurada kullanılan takım ve yemler sivri burun karagöz içinde geçerlidir.

SİNAĞRİT

Karagöz ailesinden olan Sinağrit Ege ve Akdeniz in sert, hareketli ve kuvvetli bir balığıdır. 1 - 1,5 m. boy ve 10 - 15 kg. ağırlığa büyüyebilir. Kabuklular, yumuşakçalar ve özellikle Mürekkep balığı ile beslenir. Kuvvetli çenesiyle bir İstakozu rahatça kırıp, yiyebilir. Yazın kıyıların taşlık, kayalık bölümlerinde, kışın 300 m. ye varan derinliklerde küçük sürüler halinde yaşar. İlkbahar aylarında üreme yapar. Etinin lezzeti ve ender avlanmasıyla çok kıymetli bir balıktır. Olta avcılığında amatörler için değerlidir. Avlanmasında sürütme kaşıklar ,canlı yem (kefal,istavrit,uskumru,kolyoz ve kuppez )kullanılır.yemli olarak ta mercan takımları kullanılır çevik ve güçlü bir balık olduğundan misina kalınlığı biraz daha fazladır

LÜFER

Gezici balıklardan olan Lüfer Karadeniz ile Ege denizi arasında dolaşır. Büyüme aşamaları içinde değişik isimler alır. Buna göre; Boyları 10 cm ye kadar olanlar Defneyaprağı, 15 - 18 cm. ye kadar olanlar Çinakop, 18 - 25 cm. ye kadar olanlar Sarıkanat, 28 - 35 cm. ye kadar olanlar Lüfer, 35 cm. den fazla olanlara Kofana adı verilir. Seyrek olarak Kofanaların 60 cm. yi aştığı hatta 1 m. ye ulaştığı görülmüştür. Lüfer sonbahar - kış aylarında en lezzetli ve olgun devrini yaşar. Yaz ortalarından Sonbahara kadar da kışlamaya geçerler. Ilık suların 10 - 200 m. derinliklerinde yaşar. Üremeleri Bahar sonu ve Yaz başıdır. Kademeli olarak 60 - 80 000 yumurta verir. Bol verimliliği ve etinin lezzetiyle ekonomik değeri çok yüksektir. Liman giriş ağızlarında akıntılı burunlarda çok iyi av verirler 30-40 lık misina levrekteki tüm canlı yemleri artı zarganada kullanabilirsiniz ayrıca rapala,sırtı ve filotayıda sırtı olarak kullanabilirsiniz.Lüfer avında kullanacağınız takımda iğneyi veya sırtıyı mutlak ama mutlaka 40-50 cm lik bir çelik telle bağlamalısınız ne olur diyorsanız ben yorum yapmayayım nasılsa öğrenirsiniz.

LEVREK

Denizlerimizde ve denizlerin nehirlerle karışımı acısu bölgelerinde yaşar. Hani ailesindendir. Fazla gezici olmayan Levrek yerli balıklardan sayılır. Gençken gruplar halinde sonraları tek başına yaşar. Yaşam ortamı karanlık ve kuytu yerlerdir. Bu nedenle kaya oyukları veya gemi batıklarında yuvalanır. Yaklaşık 20 yıllık yaşamı olabilen Levrek ortalama 50 - 60 cm. den 1 m. boy ve 10 - 12 kg. ağırlığa kadar erişebilir. 40 cm. den küçüklerine İspendek denir. Küçük yavru balıklarla beslenir. Ocak - Mart arasında 500 000 - 2 000 000 yumurta dökerek yüksek bir üreme gösterir. Eti en lezzetli balıkların başında gelir. Bu nedenle ekonomik değeri çok yüksektir. Avlanmasında canlı yem-- kıbrıs sarması-- sırtı ve sahte balıklara tepki verir amatör balıkçıların her zaman için avlama zevkini yaşabilecekleri ve oltaya alındığı zaman avcının adrenalinin yükselmesine ve heyecana kapılmasına neden olur sportif olarak avı zevklidir. Levrek canlıyı aldıktan sonra 3-4 metre gider ve durur yemi kontrol eder bu kontrol esnasında iğneyi hissederse yemi geri kusar onun içinde bu duraksamayı hissetiğiniz an çok hafif oltayı çekersiniz ve levrek canlı kaçıyor diye tam bindirir ondan sonra biraz daha boşluk verirsiniz yani 5-6 metre kadar sonra karşı tepki verip iğnenin balığın ağzına oturmasını sağlarsınız.

KALKAN

Bir dip balığı olan Kalkan Karadeniz'in en tanınmış balığıdır. Boğazlar, Ege, Marmara ve Akdeniz'de seyrek rastlanır. Gezici balık değildir. Bütün hayatı dipte yatmakla geçer. Batı Akdeniz, Atlas Okyanusu ve Şimal Denizinde Kalkanını diğer türleri yaşamaktadır. 25 - 30 yıllık ömrü olan Kalkan Balığı 1 m. boya erişebilir. Sahillerde 5 - 10 m. den başlayarak 300 - 400 m. derinliklere inebilir. Etçil ve fazlasıyla obur bir balıktır. Erkekleri 5 - 6 , dişileri ise 6 - 7 yaşlarında olgunlaşıp üremeye geçebilir. Üremeleri 10 - 15 derece sularda Nisan' dan Haziran'a kadar sürer. Milyonlarca yumurta vermesi yanında etinin lezzeti ve verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksektir.

---------------------------------------------------------------------------------------------------

TATLI SU BALIKLARI

SAZAN

En makbul kabul edilen cinsi Aynalı sazan dır. Doğal takvime göre Arpa hasadından sonra oltaya vurmaya başlar ve bağbozumuna kadar bereketli av verir. Özellikle iri boylarının yakalanması için gece avı tercih edilmektedir . Tüm tatlı su balık avcılarının en çok avladıkları balık çeşidi sazandır. Tatlı su balık avı denilince akla ilk gelen sazan avıdır.Dip oltası ve şamandıralı olta ile iki şekilde avı yapılır. Sazan avı için bir çok yem kullanılabilir.Bu herkesin bildiği yemlerden başka yöresel olarak kullanılan çeşitli tahıl hamurları da mevcuttur. Birçok türü olan sazanın en çok bilinen türü kara sazan ve aynalı sazandır. Hangi tür sazan olursa olsun,hangi yöntemle av yapılırsa yapılsın avlanılacak bölge mutlaka önce yemlenmelidir.

YEMLEME

Bu işlem için en uygun materyal bayat ekmek ve haşlanmış tahıldır. Ufalanmış bayat ekmek yada tahıl çamurla karıştırılıp avuç içine sığacak büyüklükte toplar yapılır. Bunlar güneş altında 2-3 saat kadar kurutulur . Daha sonra bu materyal avlanacak mıntıkaya atılır. Balığın oltaya vurmasına göre yarım saatte bir yada saat başı 1 top atılarak balıkların o bölgede toplanması sağlanır

BULUNDUĞU YERLER

Sazan hafif meyilli yerlerde bulunur. Çok dik yamaç kenarlarında bulunmaz. Baraj yada göle açılan küçük dere yataklarının ağızlarında, bahar yağmurlarının aktığı su yollarının önlerinde dibi kayalık olmayan akıntı ağızlarında, bilhassa kumluk ve yosunlu kısımlarda çokça görülürler. Akarsularda ise ağaç kökleri sazlık araları ve kovuklarda irileri kaya önlerindeki derin girdaplarda, ve akıntılı yerlerde suların köpürerek aktığı akıntı ağzının hemen önünde bulunurlar.

ŞAMANDIRALI TAKIM İLE AVI

Önceden yemlenen bölgeye 50-60 numara misinadan oluşan bir bedene fırdöndü bağlanır bunun ucuna aynı kalınlıkta 30 cm kadar bir misina beden bağlanır ve şamandıra mantarı burada yer alır. Bununda ucuna klipsli bir fırdöndü bağlanır. Klipsten itibaren 40 numara misina ile 1 metre kadar bir köstek bağlanır ve olta iğnesi bunun ucuna bağlanır. Bu şekilde bağlamanın faydası olta iğnesini rahatça değiştirebilmek ve iri bir balık yakalandığında şayet misina kopacak olursa tüm takıma zarar vermek yerine uçtan kopmasını sağlamaktır.Eğer makine ve kamışla av yapılıyorsa makinenin debriaj sistemi bulunduğundan beden için 40 köstek için 35 numaralı misinalar kullanılabilir. Kullanılacak yem olta iğnesine iğnenin tamamını kapatacak şekilde takılıp olta atılır. Balık yemi kaptığında hemen tasma vurulmamalıdır. Balık şamandırayı birkaç metre götürdükten sonra tasma vurulup balığın direnci ölçülür. Oltada iri bir balık olduğu anlaşılırsa misina yavaş ,yavaş çekilir. Çok direnç gösterirse hafifçe bırakılıp tekrar çekilmelidir. Bu işlem balığın yorulup kendini bırakmasına kadar sürdürülmelidir bu bazen 15 dakika kadar sürebilir. Balık kıyıya geldiğinde en iyisi kepçe ile almaktır. Eğer kepçe yoksa misinadan tutarak balık dışarı alınmamalı mutlaka bir el ile balık karnından tutularak karaya alınmalıdır. Bu işlemler mümkün olduğunca sessiz yapılmalı, yemlediğimiz yerde başka balıklarında olabileceği untulmamalıdır. Avladığınız yerin özelliğine ve balığın iriliğine göre suya düşmemek için mutlaka önlem alınmalı eğer can güvenliği tehlikeye düşecekse teredüt edilmeden balık salıverilmelidir

DİPOLTASI İLE AVI

Bunun için Gerekli olan misina kalınlığı şamandıralı oltanın ki gibidir. Bedene tek bir klipsli fırdöndü bağlanır. Bunun ucuna yine aynı kalınlıkta 1 m kadar bir beden ve bununda ucuna 30-40 gr. Bir kurşun ağırlık bağlanır. Bu 1 m lik kısma yine 1 boy ince 25-30 cm’lik bir köstek ile 2 olta iğnesi bağlanmalıdır. 2‘ den fazla iğne bağlamak oltanın idaresini güçleştirir. İğneler yemlenip atıldıktan sonra bir ucu sivriltilmiş 40-50 cm lik ağaç bir kazık yere saplanır. Bu kazıkların üstüne bir çentik açılıp oltanın boşluğu alındıktan sonra buna mandal yada klipsle bir çıngırdak bağlanır.Bu yöntem avcıya 1 den fazla oltayı idare etme şansı yaratır. Çıngırdak çaldıktan sonra ayrıca tasalanmaya gerek yoktur. Şamandıralı oltada tarif edildiği gibi balık dikkatlice çekilir. Burada dikkat edilecek en önemli nokta avcının idare edebileceği kadar olta kullanmasıdır. Çünkü genellikle çıngırdaklar peş peşe çaldığından lüzumundan fazla olta atmak hem zamanında çekilemeyen oltanın karışmasına hem fazla gürültü balığın ürkmesine neden olabilir hem de zaten dar ve az olan avlaklardan daha fazla sayıda balıkçı yararlanabilir.

TURNA

Dünyada Turna balığının birçok türü vardır. Bizde yaygın olarak avlanan Turna balığı ABD de Northern pike denilen balıktır(esox lucius). Birde Yurtdışında Musky denilen cins, Northern pike benzemekle beraber derisinin şekli farklıdır.

Özellikleri:Turna balığı iç sularımızda yaygın olan balıklardan biridir. Vucudu uzun, yandan basık sırt ve anal yüzgeci kuyruk yüzgecine çok yakındır. 15 seneden fazla yaşarlar. Bazıların yaşları 40-50 seneyi bile bulur. Turna balığı iç sulardaki en yırtıcı balıktır. her türlü balığı, kendi türünden balıkları, ördek, kaz, karabatak su sıçanı yılan gibi diğer hayvanlarıda avlar. Doymak bilmez, irice bir balığı yuttugunda midesinden yemek borusuna kadar alır, hatta ağzı açık bile kalır. Böyle durumlarda midedeki kısmı önce hazmeder, sonrada geri kalan kısımlar hazmedilir. Bir aylıkkken diğer balıklara saldırmaya başlar. 1 kg lık canlı ağırlık artışı için için gençken 3-5 kg yaşlılıkta 10-30 kg. yiyecek balığa ihtiyacı vardır. Bulunduğu yerler: Ilık,durgun akış hızı fazla olmayan sularda yaşar. Turna, yerine sıkı olarak bağlı, sabit yerli bir balık olup, yumurtlama zamanı göç etmez. renkleri yaşadıkları yere ve yaşa göre değişiklik gösterir. Otlu bölgelerdeki açık yeşil, acı su bölgelerindekiler sarımsı olur. yaşlandıkca kahve ve gri renk alır. çoğunlukta altın sarısı renktedir.

Üreme: Erkekler 2 yaşlarında cinsi olgunluğa erer. nadiren 1 yaşın sonundada ergenilğe ulaşanlar olur. Bu devrede boyları 25-35 cm civarındadır. genel olarak erkekler 38-40 cm dişiler 40-42 cm cm. uzunlukta cinsi olgunluğa erişir. Yumurtlama ilkbahar devresindedir. 3 drc. den 8 drc. kadar sıcaklıklarda yumurtlar.Yumurtlama sığ, otlu bölgelerde gündüz saatlerinde gerçekleşir. yumurtlama ortamında sürekli gezinirler. Normal zamanda her canlıya saldıran turna üreme sırasında diğer balıklara saldırmaz. Yumurtlayacak dişiyi birçok erkek takip eder. Dölleme sonrasında yumurtadan çıkan yavruların büyük bir kısmı çeşitli nedenlerle ölür. Turna yavrularaının ilk avlanma reaksiyonları 13 drc. drc. lik suda 9 gün sonra 20 drc.lik suda 6 gün sonra başlar. Bunlar avlarının üzerine S şeklinde kıvrılarak fırlar. ilk günlerde bu denemelerinde avı yakalma oranları % 30 ken 15. günden sonra % 80'e ulaşır. Su ısısı arttıkça avlanma oranı artar.

Avlama teknikleri:

Turna'nın saldırgan balık olmasından dolayı Turna avında atçek tekniği balıkçılar tarafından en çok uygulanan avlanma tekniğidir. Canlı yemle bırakma yapılarakta avlanır, ancak duragan olmasından dolayı birçok amatör avcı bırakma yaparak avlanmayı sevmez. Turna gezerek avlanmaz belli bir bölgede durur ve avını bekler. Ancak çok obur balık olmasından dolayı ilgisini çeken yemi gördügünde onu takip eder ve yeme saldırır. Bazen yemi takip eder, yeme atlamaz ve avlandığınız kayığın, botun gölgesine girer orada bekler. Böyle durumlarda dikkatli olun. (kayığınızı yada botunuzu alttan delebilir ve sizde can yeleğinizda yok hop suya.) Yok, yok korkmayın. Yeminizi atıp kayığa doğru çekerken kayığın altından çıkıp yeme saldırdığı çok olmuştur. Turna avı için en ideal derinlik 1 - 4 mt. dir. Turna daha derinlerde olur ancak avlanma bölgesi genellikle sığ yerlerdir. Bunun nedeni daha derinlerde yüksek su bitkilerine olmaması ve buralara av yapılabilecek küçük balıkların olmamasıdır. Güneş ışınlarının aydınlattığı sığ yerlerde otlar daha çok ve yüksek olur, dolayısıyla küçük balıklar ve Turna buralarda çokca bulunur. Ancak şunuda unutmayın derinlerde herzaman en iri balık vardır. Bunları avlamakta genellikle bırakma yaparak olur. Avlandığınız bölge ağaç ve su yüzeyine doğru uzanan otlar yoksa yeminizi dipten çekin. Turna böyle ağaçsız ve uzun ot olmayan bir bölgede yaşıyorsa, suyun dipindeki otların içine girmiş avını orada bekliyordur. Bir kaç denemeden sonra çekiş hızınıza, yeminizin ağırlığına göre dip'in derinliğini öğrenir ona göre avlanmaya başlarsınız. Eğer avlandığınız bölgede su içinde kalmış ağaçlar yada su yüzeyine doğru uzayan otlar varsa buralar turna için ideal avlanma bölgeleridir. Turna bu ağaç yada otların yanına gelir hareketsiz bi şekilde bekleyip yanına gelecek yeme saldırır. O nedenle bu gibi yerlerde yeminizi fazla derine indirmeden çekerseniz balık yakalama şansınız artar. Turna avcısı birkaç denemeden sonra balığı mutlaka yakalar. Çok şahit olmuşumdur hayatında ilk defa balığa gidipte Turna avlayana. ( alabalığı biraz zor yakalarsınız) Fakat Turna'nında yemi ağzından bırakma huyu fazladır, biraz boşluk verirseniz yada iğneniz fazla keskin değilse yemi adeta kusar..

--- Turna avında yanınızda açılır kapanır yada uzayabilen kepçe ,kepçenizin ağ gözleri 2 cm civarında, kalın misinadan yada naylon ipten yapılmış olsun. ( daha küçük gözlere iğne dolaşır en az 10 dk. iğneyi kepçeden çıkarmak için uğraşırsınız.).

--- Çelik beden, turna bazen yemi gırtlağına kadar yutar misinanızı keser.

--- Balığın ağzından iğneyi çıkarmak için pens, kerpeten, iş eldiveni (dişleri jilet gibi keskindir eliniz çizer kanatır)

--- Balığı koymak için livar , livarınız biraz büyükçe olsun. Turna avında heran herşey olabalir şansınıza şöyle 90 cm lik 100 cm lik bir JAWS çıkabilir.

Yem:

Turna genellikle hareketli her şeye saldırır. Ancak hava koşullarına, suyun berraklığına göre bazen yem seçtiğide olur. Turna için enideal yem SASİDİR. Sasiden sonra MEPSSgelir.Eğer takım çantanızda bu iki yemden çeşidiniz varsa başka yeme ihtiyaçınız yoktur. İdeal mepss ler söğüt yaprağı şeklinde yüzeyi balık sırtı beyaz holigram kağıtlı olanlar ve Yüzey kırmızı noktalı metalik renkte olanlardır. ( özelikle comet 4 numara) Mepss seçerken 3 no'dan başlayıp 5 no'ya kadar olanlardan yanınızda bulundurun. 5 nolu olanı otun az olduğu derin yerlerde kullanırken 3 numarayı derinliğin az olduğu otlu bölgelerde 4 numarayı ikisinin ortası yerlerde kullanırsınız. 5 no fiyatının pahalı, ağırlığının fazla olması sizin için tercih nedeni olmasın. Bunlarla avlanabileceğiniz yerler yurdumuzda fazla yok, olta kutunuzda en fazla iki tane bulundurun. 4 ve 3 no lar bizim avlaklar için ideal dir, Sasi için ideal renkler aşağıdakiler olup benim tercihlerim, sırasıyla beyaz, gövdenin altı beyaz üstü siyah, gövde sarı üst koyu yeşil, gövde açık yeşil üst dikine çizgili koyu yeşil, gövde sarı üst kırmızı ve kırmızı'dır. daha başka renklerle avlayabilirsiniz ancak bu renkler en çok tercih ettiği renklerdir. Sasi seçerken mümkünse mister twister marka olanı seçin bu sasiler ufak bir harekette dahi kuyruğunu oynatabilmektedir. Boy olarak 6 cm likler bence 9 cm liklere göre daha iyi. Çünkü 9 cm liklere taktığınız kurşun ağırlık yemin sürekli dipten gelmesine neden oluyor, Küçük kurşun taksanız sasinin hem şekli bozuluyor hemde iğne tam olarak gövdeden çıkmıyor

KÜSPELİ TAKIM İLE AVI

Bu yöntem özellikle aynalı sazan avı için en geçerli yöntemlerden biridir.Tabaka halindeki preslenmiş ay çiçeği küspesi 5x5x5 cm ölçülerinden küçük olmamak kaydıyla küp yada dikdörtgen prizması şeklinde kesilir. Tam ortasından matkapla delinir.( Bu işlemler sırasında oluşacak talaşı sakın heba etmeyin) Bedeni oluşturacak misina ucuna klipsli bir fırdöndü bağlanır. Bu fırdöndüye aynı kalınlıkta 10-15 cm lik bir kısa beden ilave edilip küspenin deliğinden geçirilir ve ucuna üçlü bir fırdöndü bağlanır. Bundan amaç suda eriyen küspeyi rahatça değiştirmektir. Üçlü fırdöndünün serbest kalan iki halkasının her birine bedenden 1 boy ince misina ile 8-10 cm uzunluğunda 4der tane köstek bağlanır bunların ucuna da olta iğnesi bağlanır. Böylece 8 olta iğneli bir takım donatılmış olur. Olta iğneleri küspenin muhtelif yerlerine birbirine dolaşmayacak şekilde tutturulur. Bu takıma ağırlık bağlanmaz çünkü küspenin kendisi hem ağırlık hem de yem görevi görür. Dip oltası gibi atılıp çıngırak bağlanabilir. Küspe suda çok yavaş eriyerek dağılırken bunu yemek isteyen balıklar olta iğnelerine takılırlar. Sazan avında verimli bir av geçirmek istiyorsanız yöresel etkenleri de göz önünde bulundurmanızın yararı olur neden derseniz genel anlamda tepki verdiği yemler her ne kadar benzerlik gösterse de bazen farklı yemlere tepki verebilmektedirler.Bunun içinde yem alternatifiniz ne kadar çok olursa boş dönme ihtimalinizi azaltmış olursunuz ayrıca av yapacağınız yerde hangi yemle avlanacaksanız onunla yemleme yapmalısınız.Benim kullandığım yemlerden birini sizlere anlatayım.

DÜDÜK MAKARNA Bir miktar size yetecek kadar düdük makarnanın içini ekmek içiyle doldurun ve ılıktan biraz sıcak olan ve içine kırmızı renk gıda boyası koyulmuş suyun içinde hafifçe yumuşayıncaya kadar bekletin daha sonra kurumasını engellemek için nemli bir bezin içinde saklayın.iğnenizi içinden geçirerek takın yanında bir adet toprak solucanı da takabilirsiniz. Ayrıca içi boş düdük makarnalardan bir miktarda gıda boyalı suda haşlayın ve avlanacağınız yerde yemleme için kullanmanız size avantaj sağlar

YAYIN

Tatlı su balıklarının en büyüğü olan yayın 3 mt. boy ve 250 kg. ağırlığa kadar ulaşabilen,oksijen yetersizliğine dayanıklı,son derece obur, eti kılçıksız ve çok lezzetli bir balıktır. Vucudu uzun ve pulsuz olup, kaygan ve yumuşak deri ile kaplıdır. Başı çok büyük, başının ön kısmına üstten yassılaşmış gözler küçük.ağzı çok büyüktür. rengi çok değişkendir. Bulunduğu yere göre mavi siyah, gri, kahverengi, siyah tonda benekli, bazen kirli-sarıdır. Karın bölgesi çoğunlukta açık renkte ve beyazdır. Ortalama uzunluk 100-150 cm. bulur. 100 sene kadar yaşayabilirler. 4 yaşında 50 cm lik uzunluğa erişirler. 9-10 yaşlarında ortlama boy 100 cm. ağırlığı 10 kg. bulur. Yırtıcı balıktır çoğunlukla balıkla beslenir ancak karada yaşayıp suya giren yılan balığı, kurbağalar,her türdeki küçük memeliler, (fare ve sıçan) ördek, kuş vs. yer.

Bulunduğu yerler :

Yurdumuzda sapanca, İznik, terkos, ve iç anadolu'nun pek çok göl ve barajında Meriç, sakar ya, porsuk, Büyük Menderes kızıl ırmak çok sayıda bulunmaktadır. Yayın balığı Güney Doğu bölgemiz haricinde hemen hemen her akarsuda bulunur. Hareketsiz olup sürüler halinde yaşamaz tek başına dipte dolaşır. sakin suları sever. buralarda kenarlardaki mağara ve oyuklarda saklanır. Gün boyunca buralarda saklanır. gece olunca sığa çıkıp yem arar. Havalar soğumaya başlayınca derinlerdeki çukurlara yatar.

Üreme: Üremek için sazlık ve buna benzer yerler, derinliği 1 mt. den az olan bitkilerle kaplı sığ yerler veya su altında kalmış çayırları tercih eder. üreme için su sıcaklığı 15-20 drc. zaman Mayıs-haziran' dır. Üreme yerlerine bir erkek ve bir dişi olarak gider, yumurtlama ve dölleme işlemi yaklaşık 2 saat sürer. Döllenmiş yumurtadan yavru 20 dr c.de yakalaşık 2,5 - 3 günde çıkar. Ancak sıcaklığının düşük olması halinde zaman bir haftaya kadar çıkar. Erkekler larvalar çıkıncaya kadar yumurtaları korur.

Av teknikleri: Amatör avcıların hemen hemen hepsi, 15-20 kg gelecek bir yayın yakalamak ister. Fakat birçok avcı bunu gerçekleştiremez. Çünkü iri Yayın yem aramak için gece yuvasından çıkar, çoğu balıkçıda gece avlanmayı sevmez, aslında bir kez olsun denemek ister de, eşinden izin alamaz, neyse . Gece kalanlar da hemen sevinmesin, gece dip oltasına takılan balığın, yengeçler tarafından didiklenip sabah iğnede hiçbir şey olmadığını , yada yem olarak takılan kurbağanın yüzerek kıyaya geldiği çok görülür. (kurbağaya kurşun bağlayıp atmak da işe yaramaz hayvan su yüzeyine çıkamadığı için bir müddet sonra boğularak ölür, hareketsiz kurbağada yayın balığının fazla ilgisini çekmez) 15-20 kg gelen Yayın balığını canlı yemle yakalamak zor Ağla balıkçılığı siz amatörlere de tavsiye etmiyorum, hiçbir zevki ve sportmenliği yok. Yapabiliyorsanız olta ile yakalayın. Küçük olsun , sportmence olsun. Yayın balığını kaşıkla yada şasi ile yakalayanlar varmış ancak ne ben nede yakın çevremde bu şekilde avlayana rastlamadım, o nedenle bu konuda bir şey yazamayacağım. Yayın balığını en çok cezbeden hareket ve kokudur. Yeminizin 5-10 cm üzerine madeni para büyüklüğünde sabun takın, sabun kokusu yayın balığını cezbeder. Yayın balığı sakatat artıklarını da çok sever. ( tavuk ciğeri, tavuk kanadı, işkembe,kafa eti) Sakatatlı yemin hazırlanması: Sucuk doldurmak için baharatçılarda satılan bağırsaklara ufaladığınız sakatatları doldurun (yaklaşık 10-12 cm lik boylar yapın ) ve bunun üzerine iğneleri bağlayın, diğer balıklar bu yemi ne kadar da didikleseler de yayın için epeyce bir kısım sağlam kalır. Yayın bu yemi tamamen yutar. Eğer bu yemi hazırlayamıyorsanız, Ankara' lıların kolayca tahmin edebileceği bir semtinde kg. 3 milyondan! sucuk adı altında içi baharat, sakatat ve kafa etiyle doldurulmuş yiyecekler! yada kilosu 1 milyona salam ! satılmakta bunlardan 1-2 tane halka satın alın işinizi görür

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

HANGİ BALIKLAR, HANGİ TAKIM ve YEMLE YAKALANIR

 

Akya X Sırtı Çift kaşık (yapay)

Akya X Uzun olta Zargana, uskumru, istavrit (canlı, ölü)

Akya X Bırakma Zargana, uskumru, istavrit (canlı)

Akya X Sırtı Sübye (yapay)

Barbunya X Telli beden, altı köstekli takım Kurt

Çaça X Kepçe -

Çamuka X Kepçe -

Çipura X Çift köstekli takım Yengeç, midye, sulina, mamun ve karides

Çipura X Uzun köstekli dip sürütmesi Aynen

Dülger balığı X Çift köstekli veya uzun köstekli dip sürütmesi Karides, midye, sulina, akyem Dülger balığı X Paraketa Aynen

Dil balığı X Çift köstekli telli takım Akyem, karides, kurt

Eşkina X Uzun köstekli dip sürütmesi Karides, sulina, midye

Eşkina X Ortası kıstırmalı takım Karides, midye

Gelincik X Bambu kamış Midye

Gelincik X Gelincik sepeti Çağanoz veya midye

Gümüş balığı X Delikli beyaz taş ve kepçe

Hani X Çift köstekli takım Midye, karides, akyem

İsparoz X Çift köstekli takım Karides, midye, sulina

İsparoz X Çift köstekli takım Karides, midye

İstrongilos X Çift köstekli takım Midye, karides, akyem

İskorpit X Zokalı takım Akyem

İskorpit X Zokalı takım Akyem

İskorpit X Paraketa Akyem

İstavrit X Çapari Beyaz tüy

İstavrit X At - çek Kuyruk altı veya beyaz tüy

İstavrit X Kısa köstekli tüysüz çapari Akyem

İstavrit X İnce kamışla kuyruk altı Kuyruk altı, iplik, beyaz tüy, pamuk

İzmarit X Çift köstekli takım Karides, midye

İzmarit X İki veya dört köstekli takım Karides, midye

İzmarit X Kısa köstekli yemli çapari Akyem (mama), midye

Kalkan X Telli çift köstekli takım Akyem

Kalkan X Paraketa Akyem

Karagöz X Çift köstekli takım Midye, sulina, karides

Karagöz X Uzun köstekli dip sürütmesi takımı Midye, sulina, karides

Karagöz X Altı köstekli takım Hamur, karides, midye

Karagöz X Ortası kıstırmalı takım Karides, midye

Kayabalığı X Çift köstekli takım Midye

Kefal X Kıbrıs olta Ekmek

Kefal X Çarpma -

Kefal X Bambu kamışı Hamur, balık bağırsağı, kurt

Kılıç X Paraketa Kolyoz, uskumru (canlı)

Kırlangıç X Çift köstekli telli takım Akyem (zargana, izmarit, istavrit)

Kırlangıç X Zokalı takım Akyem

Kırlangıç X Paraketa Akyem

Kolyoz X Çapari Siyah ve kırçıllı tüy

Kolyoz X At - çek Kuyruk altı, siyah tüy

Köpekbalığı X Paraketa Akyem

Köpekbalığı X Yemli köpekbalığı takımı Akyem, bütün balık (ölü)

Lahoz X Sırtı Rapalla, yapay sübye, kaşık

Lahoz X Uzun olta Kaşık, canlı yem

Lahoz X Paraketa veya bırakma Sübye, ahtapot, kalamar, akyem

Lahoz X Orta kıstırmalı takım Karides, sübye, akyem

Levrek X Dip sürtmesi Karides

Levrek X Uzun olta İspari, gümüş, ilarya, sübye, yavru yılanbalığı

Levrek X Kıyı bırakması İspari, gümüş, ilarya, karides, sübye

Lipsos X Zokalı takım Akyem

Lüfer X At - çek Kuyruk altı, kaşık

Lüfer X Makinesiz bambu kamış Yaprak yem, kraça

Lüfer X Kamışla zokalı takım Yaprak yem, kraça

Lüfer X Mavruka Hamsi, kıraça

Lüfer X X Zokalı yemli takım Yaprak veya bütün yem, kraça, istavrit, izmarit, hamsi

Lüfer X Sıyırtma, yünlü

Lüfer X Zokalı takım Akyem (izmarit, istavrit, kolyos, uskumru yapay yem)

Lüfer X Uzun olta Zargana, istavrit, izmarit (canlı) kaşık

Lüfer X Sıyırtma Lüfer X Mantarlı takım Yaprak yem istavrit, izmarit, zargana

Lüfer X Sırtı Kaşık

Lüfer X Çapari Kırçıllı beyaz,. kırmızı tüy

Lüfer X Çarpma

Melanurya X Sırtı Kaşık

Melanurya X Pirçol Karides, midye, akyem

Melanurya X Uzun köstekli dip sürütmesi Karides midye, akyem takımı

Mercan X Çift veya dört köstekli takım Karides, sübye, kalamar, ahtapot

Mercan X Uzun köstekli dip sürütmesi Karides, sübye, kalamar, midye, sulina takımı

Mercan X Zokalı takım Karides, sübye, kalamar, akyem

Mercan X Paraketa Sübye, kalamar, akyem

Mercan X Ortası kıstırmalı takım Karides, sübye, kalamar, sulina, akyem

Mezgit X Çift köstekli takım Midye, akyem, karides

Mığrı X Ortası kıstırmalı takım Akyem (sardalya)

Mığrı X Uzun köstekli dip sürütmesi Karides, midye takımı

Mığrı X Çift köstekli takım Küçük balıklar (ölü)

Minakop X Uzun köstekli dip sürütmesi takımı Karides

Orfoz X Bırakma Sübye, kalamar, ahtapot, akyem

Orfoz X Sırtı Rapalla, yapay sübye, kaşık

Orfoz X Uzun olta Zargana, ispari, iskorpit

Orfoz X Ortası kıstırmalı zokalı takım Karides, sübye, kalamar, ahtapot, akyem

Orkinos X Sırtı Kaşık, yapay sübye

Orkinos X Sırma telli orkinos takımı İstavrit, kolyoz, uskumru, lüfer, palamut (canlı veya ölü) Palamut X Yünlü seğirtme Yapay yem

Palamut X Zokalı yemli takım İstavrit, uskumru vonosu, izmarit, hamsi

Palamut X Çapari Kırmızı, beyaz ve kırçıllı tüy

Palamut X Çarpma

Pisi X Telli çift köstekli takım Kurt, karides, akyem

Sardalya X Çapari Beyaz tüy

Sinarit X Uzun olta Zargana, ispari, istavrit, uskumru (canlı), iskorpit, kaşık

Sinarit X Bırakma Akyem, sübye, kalamar, sardalya, ispari, iskorpit (canlı)

Sinarit X Sırtı Kaşık, yapay sübye, rapalla

Sinarit X Ortası kıstırmalı takım Karides, kalamar, sübye, akyem

Trança X Bırakma Sübye, kalamar, akyem

Uskumru X X Çapari Kırçıllı veya siyah tüy

Uskumru X Sırtı Kaşık - Plug (Rapala)

Zargana X Çarpma

Zargana X X Kepçe

Zargana X Sırtı Kaşık

Zargana X Zargana takımı İpek, kurt, kuyrukaltı

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

 Konu:Açıkdeniz Olta Balıkçılığında Çekme(Sürütme) Tekniği

Yazan:Nasuhi Albulak (alıntıdır)

Açık denizlerde çekme (troll veya trailing) veya klasik tanımıyla Sürütme tekniği.Adındanda anlaşılacağı üzere su üstünde hareket halindeki bir teknenin arkasından bırakılan Seğirtme(Marmarada) veya Sırtı(Ege ve Akdenizde) olarak adlandırılan takım düzeneklerinin av merası üzerinde sürütülerek gezdirilmesi esasına dayanır.Doğal veya Yapay yemli olarak iki türlü yapılır.Benim burada anlatacağım orta veya yüzey sularında dolaşan ve yaşamlarını dibe bağımlı olmadan (pelajik) sürdürebilen yırtıcı (predatör) büyük gezici balıkların,açık denizlerde uygulanan avlanma tekniğini ve takım düzeneklerini basitce anlatmaktır. Yırtıcı ve saldırgan olan,Orkinoz,Kılıç,Akya,Sarıkuyruk(Avcı),Torik(Peçuta),Kofana(Sırtıkara),veya benzeri avlarda genellikle bu teknik uygulanır.Teknikteki temel esaslar aynı olmakla birlikte,takımlarda ve uygulamalardaki değerler çeşitli koşullara göre farklılık gösterir.Bulunduğunuz denizler,sular,av türlerinin doğal özellikleri,avlanma metodları, meteorolojik etki ve mevsimler bu koşullardan bazılarını oluşturur. Bu tip avların takımları ağır takımlar olarak adlandırılır ve düzenekler bu esasa uygun hazırlanır. Modern anlamda temel takım malzemeleri içinde, Çekeri yüksek roller klavuzlu kamışlar,Çıkrık makinalar,Örgü (Spectra veya Dacron)olta ipleri,Bilyalı fırdöndüler, Fluorocarbon ve çelik tel bedenden ve Yemlerden oluşan modern ana malzemelerdir. Ayrıca yardımcı malzemeler olarak;Daldırıcılar, sağlam iple küçük bir şamandıraya bağlı zıpkın, kakıç ve kepçeyide ekleyebiliriz.Çok ileri düzeyde avlanma tekniklerinde ayrıca yardımcı araçlardan,sualtı(down rigger)donanımları ile su üstü donanımlarınında kullanıldığını zikretmeden geçmemek lazım. Takım;Hedef avın özellikleri (ağırlık ve direnç mukavemeti) göz önünde bulundurularak oluşturulur.Buna göre orta ağırlık bir takım için oluşturulması gereken malzemeyi şöyle basitce tarif edelim.Kamış çekeri 50 lb.(22,0Kg.),Çıkrık makina çekeri 15 Kg.Spectra olta ipi çekeri 80 Lb.(36 Kg.) ve uzunluğu 450 Mt.Burada dikkat edilmesi gereken beden çeker değerinin,komple donanımımızın ve can güvenliğimizin önemi açısından kamış veya olta (hangisinin çeker değeri düşükse onun değeri baz alınarak) en fazla 2/3 oranında olmasıdır.Örnek olarak kamış çeker değeri olta çeker değerinden az olması sebebiyle beden çeker değerini kamışımızın çeker değerini göz önüne alarak oluşturmamız gerekir.Herhangi güçlü bir mukavemet karşısında veya olumsuzluk anında bedenin bu şekilde oltadan ayrılması kolaylaşır ve üzücü olaylara sebebiyet vermesi önlenir. Düzenek;Beden 1,5 ila 2 kulaç Fluoro Carbon misinadan olup 50 lb.çeker değerine sahiptir,eğer Daldırıcı (Planner)yardımcı aracı veya kıstırma kullanılacaksa bu her iki aparatın kuvveti (Hız/derinlik)veya ağırlığı oranında beden uzunluğunuda artırılmalıyız.Buradaki amaç sürütme anında yardımcı aracın su içinde yapacağı tepkime nedeniyle av üzerindeki ters etkisi, beden vasıtası ile bu sayede yemden uzaklaştırılarak avın ürkmeside mümkün olduğu kadar önlenmiş olur.Bedende çelik tel kullanılacaksa,çelik telin uzunluğu hedeflenen av boyunun 3/4 oranından aşağı olmamalıdır. Uygulama Tekniği;Açık denizlerde orta veya yüzeye yakın dolaşan balıklar süratli balıklardır,bazı türler saatte 90 Km.hızın üstüne dahi çıkabiliyorlar. Bunun için teknemizinde saatte en az 10 knot (18,5 Km.)bir seyir gücü hızına sahip olması gerekir.İlk hareket hızımız minimumda(Rolanti)olmalı ve takımı suya yavaş yavaş bırakarak başlamalıyız.Takımı suya indirirken aynı anda yemin hareketide gözlenmeli ve doğru(Trim=Denge) durduğundan emin olmak lazım.Oltamızı teknemizin arkasından enaz 30 metre(Onbeş metreye kadar canlılar suyun dışındaki görüntüyü algılayabilirler)kaloma vererek bırakmalıyız, avımızın isteyeceği yol ve onunla savaşırken gerekli olan olta uzunluğunuda dikkate alırsak fazla salmanın mantığınında olmadığı anlaşılır.Bunların hepsini yaptıktan sonra güvenliğimizi düşünerek kesinlikle olta ipine dokunulmamalı, ve takım suda iken herhangi bir müdahale kesinlikle yapılmamalı tekne üstünde güvenli bir yerde ava başlanmalı.Ayrıca takım suya indirilmeden önce çıkrık makinamızın gerilim ayarını,avın vurduğu anda boşalmasına izin verecek oran ayarında olmasınada dikkat etmeliyiz.Gezdirilecek yemin 2 ila 5 metre derinliğe indirilmesinden sonra teknemizin seyir hızına iki knot ile başlayarak üç veya dört knota çıkarmamız başlangıç için yeterlidir.Ayrıca aşağıda sıralacağımız bazı bilgileride av esnasında göz önünde bulundurmakta fayda vardır.

1-Her zaman küçük yemle başlayıp ve duruma göre yeminizi büyütün.

2-Yapay yem rengini ve parlaklığını tabi ortam koşullarına göre seçin  

3-Tekne hızımızı,yemin büyüklüğünü ve takımın bulunduğu derinliği artırdıkca,av olacak balıkta büyüycektir.

4-Uzun zaman sabit bir seyirde herhangi bir etki yoksa,yemi büyütüp daha derine daldırın ve seyir hızınıda biraz artırın.

5-Balıkçıların en iyi dostları martılardır,çünkü balığın bulunduğu yeri yanlızca onlar söyler.(B 6-Avın yakalanması halinde onu hemen tekneye almak için acele edip heyecanla aniden çekmeye başlamayın,tekneyi ona doğru çevirip oltayı sararak boşluğunu alın(kesinlikle olta ipinin geriliminde boşluk olmasın yoksa av takımı keser atar),yol istediğinde gerilimi koruyarak kaloma verin diğer bir ifade ile balık asıldıkca oltada boşluk bırakmadan makinamızın freninin yardımıyla oltayı salın,makinanızın sonuna gelen olta ve takımınızın tümünden olmayın.Onunla oynayıp hem avın zevkini çıkartın hemde onu yorun,yoksa kullandığınız ince takım koparak “kaçan balık büyük olur”hikayesi ile avunursunuz.

7-Yakalanan avın ne oluğunu tahmin etmek ustalaştıkca kolay olur.Mesela Orkinoz şiddetle atladığı yemi hızla derine çeker ve kollarınıza ağır bir yükün gücü yansır,Kılıçbalığı yatay olarak deniz yüzeyine yakın sağa/sola olta ipinizi öyle bir hızla kaydırırki inanamazsınız ve tekneye yaklaştığını hissettiği an direncinin en üst noktasınıda göstermekten kaçınmaz , Köpekbalığı denizin içinden çekilen ağır bir yük gibidir. Şamandıra ve zıpkının olma sebebi şu bakımdan önemlidir;Eğer avımızla başa çıkamıyorsak ve ayrıca eldende kaçırmak istemiyorsak işte o zaman avın gözüyle sırt yüzgeci arasına sapladığımız zıpkını şamandırası ile birlikte denize salar ve oltayı keser atarız.Av yorulduktan ve kendini teslim ettikten sonra onu güvenle tekneye ancak o zaman çekmeliyiz.Kakıç ve kepçe büyük bir avı güvenle(elden kaçmasına imkan vermeden) sallasırt ederek (sudan keserek) teknenin bordasından içeri almaya yarar.

                                                                                                                  Rastgele,

---------------------------------------------------------------------------------------------------------

IVIR ZIVIR..,

      

     

 ----------------------------------------------------------------------------------------------------

TÜRKLERi NASIL BiLiRSiNiZ

* İİİ

Tek abdestle bes vakit namaz kilmak için iki büklüm kivranan kisi tabii ki Türk'tür.

*

Desenlerini çok begenerek aldigi yeni bir mobilyanin üstünü baska bir örtü örterek kullanan kisi Türk'tür.

*

Çayi, çay tabagina döküp içen bir Türk degil midir?

*

Geçirdigi bir trafik kazasindan sonra kanlar içinde çikip, çarpilmis arabasina üzülen kisi Türk'tür.

*

Tüp kaçiriyor mu, kaçirmiyor mu diye kibrit yakip kontrol eden Türk'ten baskasi olabilir mi?

*

Yemekte eti biçakla degil, çatalin yaniyla kesmeye çalisan bir kisi görürseniz gözlerinden öpün, o bir Türk'tür.

*

Kirmizi isikta durdugunuz için size ancak bir Türk bagirabilir.

*

Otoyolda, otomobilin gaz pedalina tugla koyup, yorulmadan kullanma fikri bir Türk'ündür.

*

Ancak bir Türk, Cola'yi çalkalayip fiskirtarak asitsiz içmeyi akil edebilir.

                                                                          Nüfus Müdürlügünden gerçek isimler

Okşa Bırak

Ayşe Donsuz

Kaymak Bal

Rüştü Düzer

Çetin Ceviz

Eyüp Sazan

Kurban Etyemez

Yaprak Döner

Keleş Koyun

Olgun Portakal

Turgut Tatlımuhalebici

Yağmur Sağnak

Güven Kurtul

Yosma Alver

Selma Veren

Şeyime Gündoğdu

Dünya Malıdüzdür

Jandarma Kızkaçıran

İncil Tevrat

Hayati Kopya

Fikri Faiz

Behçet Becerir

Sabit Ayar

Nazik Emer

Satılmış Dönekoğulları

Aman Vermez

Döndü Yandanverdi

Yeter Yalama

Fatma Donukara

Oya Bilir

Kaya Bilir

*************************************************************************************************************

 Saygıdeğer Hakim Bey..

Saygılarımla size açıklama özgürlüğümü kullanarak bazı şeyleri bildirmek istiyorum. Umarım bu durumu en kısa zamanda açıklığa kavuşturursunuz.. Su günlerde askerliğe çağırılacağım. Yasım 24 ve 44 yasında bir dul bayanla evlendim, kendisinin de bir kızı var 25 yasında. Babam ise bu bahis etmiş olduğum kızı ile evlendi. Böylelikle Babam, karimin kızı ile evlendiği için damadım olmuş oldu. Bunun üzerine kızım da üvey annem olmuş oldu babamla evlendiği için.. Hanımımın ve benim gecen sene bir oğlumuz oldu. Oğlum hanımımın kızının erkek kardeşi oldu, ayni zamanda Babamın da eniştesi. Birde üvey annemin erkek kardeşi olduğu için dayı oldu. Anlayacağınız benim oğlum benim dayım oldu.. Babamın esi sene sonunda dünyaya bir erkek çocuğu getirdi. O babamın oğlu olduğu için benimde erkek kardeşim, ve de kızımın oğlu olduğu için de torunum. Yani beni torunumun erkek kardeşiyim. Ayrıca bir Annenin evladının babası esi olduğuna göre bende Esimin Kızının babasıyım ve de kızımın erkek çocuğunun erkek kardeşiyim. Kısacası kendimin büyükbabasıyım.. Sayın Savcı bey sizden ricam beni Askerlik görevimden azl etmenizdir, sizde biliyorsunuz ki kanunlarımızda Baba, Oğul ve Torun ayni zamanda askerlik yapamazlar.. Saygılarımla..

YOU TUBE'ye nasıl girilir?...,

Bence devlet yada mahkeme erişimi yasaklamışsa bence girmek için bir mana kalmıyor ama genede illa gireceğim diyorsanız buyurun:

YouTube açılmıyor ise  www.beatfiltering.com  ve  www.ktunnel.com  sayfalarından YouTube’ya erişebilirsiniz!… Hiç bir DNS değiştirme gibi birşey yoktur. Sadece URL adresini girin yeterli Burada   http://anonymizer.nntime.com/  adresindenden herhangi bir siteye girerseniz seçmiş olduğunuz ülkeden girmiş sayılacaksınız. Eğer Amerikadan birisinin sitesine girmek veya YouTube gibi sitelere erişmek istiyorsanız seçmiş olduğunuz ülkeden girebilirsiniz. Örneğin United States America (USA - ABD)’yi seçerseniz abd’den girmiş olacaksınız siteler.

ne varsa bu sitede?                                                    

                                                                   Haydi kolay gelsin…….

                                                                                 İL ve İLÇELERİN HAVA DURUMU

                                                                                                                                                                       Meteoroloji

PRATİK BİLGİLER..,

 
TAKEFIVE-FM Radyoma beklerim.MÜZİĞİN HER TÜRLÜSÜNÜ BERABER PAYLAŞALIM.

 

AV ve BALIK MERAKLISI ARKADAŞLAR.

BURAYI TIKLAYARAK GENİŞ İÇERİKLİ SİTEMİZDENDE FAYDALANABİLİRSİNİZ...,

 

                                 

Sadece bu sabah için, içimden aglamak geldigi halde yüzünü gördügümde gülümseyecegim.

Sadece bu sabah için, ne giymek istediginin seçimini sana birakacagim,

gülümseyerek ne kadar yakistigini söyleyecegim.

Sadece bu sabah,  çamasirlari yikamaktan vazgeçip  seninle  parkta  oynamaya  gidecegim. 

 Bu sabah bulasiklari lavaboda birakip, bulmacanin nasil çözüldügünü bana ögretmeni izleyecegim.

Öglenden sonra telefonun fisini çekip bilgisayari kapatacagim ve

arka bahçede oturup seninle köpükten balonlar uçuracagim.

Bu ögleden sonra dondurma arabasi için çigliklar attiginda sana hiç kizmayacagim ve gelirse bir tane alacagim.

Bu ögleden sonra büyüdügünde ne olacagin hakkinda hiç canimi sikmayacagim

yada seni ilgilendiren konularda ikinci bir düsünce üretmeyecegim.

Bu ögleden sonra kurabiye pisirirken bana yardim etmene izin verecegim ve çalismayacagim.

Bu ögleden sonra Mc Donald's a gidecegiz ve iki tane çocuk menusu isteyecegiz ki,iki oyuncak alabilesin.

Bu gece seni kollarimda tutacagim ve nasil dogdugunu seni ne kadar çok sevdigimi anlatacagim.

Bu gece küvette sulari siçratmana izin verecegim ve sana hiç kizmayacagim.

Bu gece geç saate kadar oturmana ve balkonda oturup yildizlari saymana izin verecegim.

Bu gece yanina uzanip en sevdigim TV programlarini bir kenara birakip 

parmaklarimi saçlarinda dolastirirken bana en büyük armagani verdigi için Tanriya sükredecegim.

Kayip çocuklarini arayan anne ve babalari düsünecegim.

Yatak odalari hastane odalarinda donuk bakislarla, 

daha fazla içlerinde tutamadiklari çigliklariyla hasta çocuklarini seyreden anne-babalar düsünecegim.

Ve bu gece yanagina iyi geceler öpücügü için biraz daha uzun tutacagim kollarimda.

Tanriya senin için tesekkür edip bize yalnizca bir gün daha vermesi için yakaracagim.....

                                                                         (Geçmiş olsun DAMLA'cık)

 

msn türkiye

CounterFree GuestbookMy Guestbook

msxlabs.org - [MsX©] Labs. HQ

------------------------------------------------------------------------------------------

TAKEFIVE-FM/FLATCAST EN GÜZEL PARÇALARLA SİZİN İÇİN..,

BANNER'İ ÇİFT TIKLAYIN YAYINA GİRİN VE İSTEKLERİNİZİ YAZIN, DİNLEYİN..,  

-----------------------------------------------------------------------------------------

MÜZİK DİNLEMEK İSTEYENLER BANNERE TIKLAYIN..,    
FREE service provided by
MusicWebTown.comSEÇME SANAT MÜZİKLERİ,SİZE ÖZEL

KARIŞIK YERLİ MP3'LER

Klasik 80'ler mp3

Sevdiğim karışık mp3 ler...,

ALTIN ŞARKILAR..,

Orhan GENCEBAY KLASİKLERİ...,

 

***********************************************************************

 

** Az ışıkta okumak gözlere zarar vermez. Ama gözlerinizin gereksiz yere yorulmasını istemiyorsanız aydınlık yerde okuyun.

** Bilgisayarla çalışmak gözlerini bozmaz sadece yorar.

** 600 tane bitki cinsi et yiyendir. (Camiraous)

** Yunusların beyni insanlarınkinden daha büyüktür.

** İnsan ömrü boyunca 20 kilo toz yutarlar.

** Shakspeare 23 Nisan 'da doğdu ve 23 Nisan 'da oldu.

** Dünyada en çok kullanılan isim Muhammet 'dir.

** Bir oyun ne önemi vardır? 1923 'de bir oy, Adolf Hitler 'i Nazi partisinin liderliğine getirdi.

** Her insan günde ortalama 2 kilo çöp üretiyor.

** Kibrit kutusu kadar bir altın, bir tenis kortu büyüklüğüne kadar inceltilebilir.

** Altmış yasında, insanlar tat alma duyularının %50 'sini kaybederler.

** El tırnakları, ayak tırnaklarından daha hızlı büyürler.

** Gülmek için 17 adaleye ihtiyaç vardır. Surat asmak için ise 43 adaleye ihtiyaç vardır.

** İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir.

** Gözleri acık tutarak hapşırmak imkansızdır.

** Mexico City her sene 25 cm. kadar batıyor.

** Peru 'da hiç umumi tuvalet yoktur.

** Bir insan yasamı boyunca iki yüzme havuzu dolduracak kadar tükürük salgılar.

** Sarışınların esmerlere göre daha fazla saçı vardır.

** Döllenmeden doğuma kadar bir bebeğin ağırlığı beş milyon kat artıyor.

** Soğan doğrarken sakız çiğnemek göz yaşarmasını önler.

** Ampulü icat eden Thamos Edison karanlıktan korkardı.

** Ketcap önceleri ilaç olarak kullanılıyordu.

** Salatalık bir sebze değil, meyvedir.

** Eski zamanlarda dinamit yapımında yerfıstığı kullanılırdı.

** İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu şayi 206 'ya düşüyor.

** Eskimolar buzdolaplarını yiyeceklerin donmaması için kullanırlar.

** Telefonun mucidi Alexander Graham Bell, karisi ve annesiyle hiçbir zaman telefonda konuşamadı. Çünkü ikisice doğuştan sağırdı.

** Hindistan 'da oyun kağıtları yuvarlaktır.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Klinik ölüm sonrası insan 5 dakika içinde hayata geri getirilebilir. 5 dakika sonrası beyin hücreleri ölmeye başlar ama yine de klinik ölümü 5 dakika daha uzatmak mümkündür.

-İnsanın kalbi dakikada 60-80 defa çarpar.

-İnsan daha çok oksijen alabilmek ve vücudundaki karbon gazını boşaltmak için esner.

-İnsan bir günde 28-33 bin litre hava, 500-700 litre oksijen, 2 kg. yiyicek tüketir.

-İnsan uzun süre bir böbrek ve bir akciyerle, midesiz, dalaksız yaşayabilir, ama karaciyersiz bir dakika bile yaşayamaz.

-En büyük kitap XVII asırda yayınlanmış ve Berlin kütüphanesinde bulunan coğrafya atlası sayılır. (yükseklik 2 metre, eni1 metre)

-Stokholm karaliyet kütüphanesinde muhafaza edilen "Şeytan İncili" kitabının ağırlığı 350 kg.dir...

-Dünya ahalisi gece gündüz satranç oynasa ve her saniyede bir hamle yapılsa, satrançda tüm oyunları tecrübeden geçirebilmek için asırlarla zamana ihtiyaç vardır...

-Satranç tarihinin en uzun oyunu 1950 yılında Mardel Plato'da yapılmış dünya satranç turnuvasında gerçekleşmiştir. Pilkin ve Çernyak arasında yapılan bu maç 22 saat devam etmiş ve 191. hamle sonrası berabere bitmiştir.

-Pisagor sokak dövüşü spor dalında olimpiyat şampiyonu olmuştur.

-Dünyada en kokulu camisi Tebriz şehrindedir. Mescid inşa edilirken çamuruna mis kokusu ilave edilmişdir ve 600 sene geçmesine rağmen hala mescit mis kokmaktdır.

-Uzaya ilk uçan kadın Vlentina Tereşkova'dır. (1962) -İlk kule saati 1404 yılında Moskova'da yapılmıştır.

-En eski alfabe Suriye'nin Akdeniz sahilindeki Lattakiya limanı yakınlığında yapılan kazım sonucu bulunmuştur. Alfabe 32 harfden oluşur.

-Güneş yerden 149 milyon 600 bin km. mesafededir.Hacmi yerden 1300 defa büyüktür.

-Rusya'da yaşamiş olan Vasilyev'in iki karısından 87 çocuğu olmüştür. 75. yaşgününde (1782) onun yanında 83 çocuğu bulunmuştur.

-Amerikalı Wodloy R.nin boyu 2.71 m. ağırlığı 222.7 kg olmuştur.

-Bugüne kadar yaşamış en ağır kişi, 635 kiloya ulaşan Washingtonlu Jon Brower Minnoch

TÜRK DİLİNDE ÇİÇEK...,,,,

AÇELYA Nefse hakimiyet

AÇELYA(Hint) Gerçek şu ki her şey bitti...

ADAÇAYI Eşler arasında: "Biz iyi bir aileyiz" mesajı.

AĞLAYAN GELİN İsyan

AKASYA(Pembe veya Kırmızı) Güzellik,zarafet ve incelik...

AKASYA(Beyaz) Dostluk

AKASYA(Sarı) Platonik aşk...İsimsiz aşık.

ALTIN KADEH Umut

ANANAS Sen kusursuz birisin

ANEMON Gençlik ARDIÇ Seni koruyacağım

BADEM Aşkımızın sürmesini ümit ediyorum

BİBERİYE Anma

ÇAN ÇİÇEĞİ Aşkımıza sadakatle bağlıyım

ÇİN GÜLÜ Zarif ve çok güzelsin

ÇUHA ÇİÇEĞİ Çok güzelsin

DEFNE Terfi eden kişilere gönderilir."Şan,ün" anlamını taşır.

EĞRELTİ OTU Samimiyet

ERİK Sözüme sadık kalacağım

FESLEĞEN İyi dilekte bulunmak için.

FINDIK Barışmak istiyorum

FREZYA Suçsuzluk

FULYA Unutma...

GARDENYA Beni unutma,gerçek aşkımsın

GELİN EL ÇİÇEĞİ Mutlu olabiliriz

GERBERA İyimser

GLAYÖR(Beyaz) Dostluk

GLAYÖR(Kırmızı) İstek

GLAYÖR(Pembe) Zarafet

GLAYÖR(Sarı) Kıskançlık

GLAYÖR(Mor) İnanç

GÜL Sevgiyi ifade eder.

GÜL(Pembe) Gönlüm sende..."Arkadaşımsın"

GÜL(Kırmızı) Aşk...

GÜL(Beyaz) Masumiyet

GÜL(Kırmızı-Beyaz) Birliktelik isteği

GÜL(Sarı) Sıcak sevgi

GÜL GONCASI(Kırmızı) Genç ve güzelsin

HANIMELİ Sana olan bağlılığım sonsuza kadar sürecek

HERCAİ MENEKŞE Beynimi işgal ediyorsun...

IHLAMUR Evli çiftler için "Seni seviyorum" anlamını taşır.

İRİS Hatıra,zarafet

KAKTÜS İçtenlik..."Aşkımız için zorluklara katlanmalıyız"

KAMELYA Mağrur..."Kusursuz bir aşıksın"

KARAÇALI Dostluğumuz uzun ömürlü olsun

KARANFİL Kişinin kendine olan saygısını ifade eder.

KARANFİL(Beyaz) Temizlik, saflık

KARANFİL(Koyu kırmızı) Kalbimi kırdın

KARANFİL(Pembe) İçtenlik...

KARANFİL(Kırçıllı) Üzgünüm ama bitmek zorunda

KARANFİL(Sarı) Hüzün...

KRİZANTEM(Beyaz) Sadakat...

KRİZANTEM(Kırmızı) Sessiz istek

KRİZANTEM(Mor) Burukluk

KRİZANTEM(Sarı) Karşılıksız sevgi

LALE Aşkı ifade eder.

LALE(Kırmızı) Seni seviyorum...

LALE(Alacalı) Gözlerin çok güzel

LALE(Sarı) Gerginlik...

LALE(Beyaz) Saflık, temizlik

LALE(Pembe) Anlayış

LEYLAK(Beyaz) Hoş ve namuslu birisin

LEYLAK(Mor) Sana ilk görüşte aşık oldum

LİLYUM Güven

MARGARİT Bolluk, sıhhat

MENEKŞE Alçak gönüllülüğü ifade eder.

MENEKŞE(Mavi) Sana sadık kalacağım

MENEKŞE(Mor) Düşüncelerimi zaptettin

MELEK OTU İlham kaynağımsın

MERSEDES GÜLÜ Melankoli

MERSİN AĞACI Çok mutluyum,çünkü seni seviyorum

MİMOZA Fazla alıngansın

NANE Sana karşı içimde sıcak hisler besliyorum

NERGİS Saygılarımla

NİLÜFER Gelecek yenileme

ORKİDE Mağrur, gururlu...

ÖKSEK OTU Sorunların üstesinden geleceğim

PAPATYA Temiz bir kalbin simgesi

PAPATYA(Bahçe) Fikirlerini paylaşıyorum

PELESENK Sabırsızlık...

PETUNYA Umudunu yitirme

PORTAKAL Karşılıklı aşk

REZEN Övgüye değer

SARDUNYA İçin rahat olsun,her zaman yanındayım

SARMAŞIK Aşkıma sadığım

SEDİR YAPRAĞI Senin için yaşıyorum

STERLİÇA Sıcak sevgi

SÜSEN ÇİÇEĞİ Sana bir haberim var

YASEMİN Güzelsin

YENİ BAHAR Acını paylaşıyorum

ZAMBAK(Sarı) Seni neşeli ve nazik buluyorum

ZEYTİN Barışalım

---------------------------------------------------------------------------------------

                         
Get Your Own Voice Player Manage

 

 

 

                  

---------------------------------------------------------------------------

 TAKEFIVE-CHAT

Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz

 

 

                                                                         Eklemek için Bloga Al Demen Yeter

 

 
 
ISTANBUL

 
Photo 1 of 147

Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!

Öneri ve elestirilerinizi lutfen yazınız...,

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
PIRILTIwrote:
Selam
Arkadaş olarak ekleme davetinizi kabul ettim.Teşekkür ederim.
Grafiği, müziği ve şiiri seven tüm arkadaşlar
Yerli ve yabancı grafikcilerin yaptığı çalışmaları görebileceğiniz grubuma üye olabilirsiniz.
Beğendiğiniz çalışmayı alıp, spacenizde kullanabilirsiniz
Sizde yaptığınız çalışmaları  gruba gönderebilirsiniz
Yerli yabancı grafik sevenlerin toplandığı grubumun adresi :
 
 
Nov. 20

 Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun :)
Dosta Düşmana duyurulur bu cumhuriyet daha nice 85 yıllar geçiricek ,kalleşler hiç umutlanmasın ....


Şanlı bir tarihe ve büyük bir medeniyet birikimine sahip olan aziz milletimizin, özgürlük ve bağımsızlığının simgesi olan Cumhuriyetimizin 85. yıldönümünü büyük bir gurur, coşku ve mutlulukla kutluyoruz.
Cumhuriyet; ezelden ebede akıp giden şanlı Türk tarihinin mühim bir aşamasıdır.
Cumhuriyet; Türk milletinin tarih sahnesinde yeniden dirilişinin adıdır.
Cumhuriyetimiz mana ve gücünü; milletimizin ortak iradesiyle ve büyük bir imanla gerçekleştirdiği Milli Kurtuluş Savaşı’nın eseri olmasından almaktadır. Tarih; milletlerin böylesine sarsılmaz bir ortak iradeyle kendi kaderlerini kendi elleriyle yazdıklarına çok nadir şahit olmuştur.
Türk Milleti, cumhuriyet rejimi ile kazandığı değerleri, toplum hayatımızın vazgeçilmez unsuru olarak benimsemiş, karşılaştığı sorunları cumhuriyete olan bağlılığı sayesinde birlik ve beraberliğinden ödün vermeden aşmayı bilmiştir
.Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşlarının sarsılmaz bir vatan sevgisi ve istiklal aşkıyla büyük zorlukları aşarak yükselttikleri Türkiye Cumhuriyeti, aynı ideallere büyük bir sadakatle sahip çıkan yeni nesillerin omuzlarında yeni ufuklara doğru ilerlemektedir.
Dün olduğu gibi bugün de milletimizin üzerine çökmek isteyen kara bulutları, Türk Milliyetçileri dağıtacak ve Türk Milleti’ni aydınlığa kavuşturacaktır.
Türk Milleti’nin birlik ve bütünlüğüne kast eden hainler karşılarında Bizleri bulacaklardır.
Bizler Türk Milleti'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı uğruna üzerine düşen her türlü fedakârlığı yapmaya hazırız.
Bu duygular içinde, Büyük milletimizin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor; Cumhuriyet’imizi kuran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile şehitlerimizi, saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
Oct. 29
Safa Başnurwrote:
Photobucket
Ramazan bayramınızı en içten dileklerimlerimizle kutlarız.
Sevgiyle kalın.
Oct. 2
Ali Kendiwrote:
Çok zengin içerikli bir sayfanız var.
Paylaşımlarınız için teşekkür ederim.
Bende spaces konusunda yeniyim.Ancak ortak bir arkadaşımızdan yardım alıyorum .
Ziyaretinizi beklerim.İyi günler.
Sept. 27
Ramazan ayı öyle bir aydırki;
Başı rahmet,ortası mağfiret,
Sonu cehennem'den azadir.
Oruç; Sadece aç kalmak değil,
Allah'ın rahmet;bereket,
Mağfiretine kavuşmaktır.
Oruç muminin nuru.
Allaha yakınlaşmanın anahtarıdır.
Yüce Allah tüm ümmed-i Muhammed'e
Ramazan ayının bütün faziletlerinden
Faydalanmayı,
Günahlaımızın affedildiği bir ay olmasını
Nasip etsin.
 
RAMAZAN AYINIZ MÜBAREK OLSUN
Sept. 1
Bu gece kulun yalvarış ve yakarışlarını Yüce Mevla'ya sunacağı ve O'nun sonsuz affından, merhametinden, iyiliğinden bol bol yararlanacağı umut, huzur ve müjde gecesidir. Kandiliniz hayırlı olsun.
Aug. 16
   
YAPIMCI MSN SPACE
KATILIMLARINDAN DOLAYI IMECE,CAGRI ve M:SAYGILIYA TEŞEKKURLER..
Aug. 1
July 29
Safa Başnurwrote:
Photobucket
 
Sevgili arkadaşım,
Şu sıcak günlerde, serin bir haftasonu geçirmeni dilerim.
Ayrıca çok güzel blogların var. Emeklerin için teşekkür ederim.
Sevgiyle kal.
June 27
PIRILTIwrote:
Selam
Space sayfamı ziyaret edip, defterime yazdığınız için teşekkür ederim.Elinize sağlık sizin spacenizde güzel olmuş,
Spacemle pek ilgilenemiyorum.Çünkü bir site hazırlıyorum ve kendime ait grafik gruplarım var.
Tüm grafik severler, yerli ve yabancı grafikcilerin yaptığı çalışmaları görebileceğiniz grubuma üye olabilirsiniz.
Dilerseniz ders grubumada katılır psp kullanmayı ve garafik çalışmaları yapmayı da öğrenebilirsiniz.
Grafiklerimizi görebileceğiniz grubumun adresi :
 
 
June 25
Her Türk'ün izlemesi gereken bir video!
 
May 14
Anam seni çok seviyorum ve özlüyorum.
Hiç aklımdan çıkmıyorsun.
 

        

Mazide kalan hatıra gibi
Şevkatli kollarını aç bana anne
Geceler çok soğuk, sessiz ve karanlık
Üşüdüm, üstümü örtsene anne

Anne, anne, anneciğim

Yanımda olmanı ne çok isterdim
Dizine yatıpta uyurdum anne
Dilimde dua gözümde rüyasın
Seni çok istedim hasretim anne

Anne, anne, anneciğim

Uyandım uykudan aradım seni
Sağıma soluma bakındım anne
Geceler çok soğuk, sessiz ve karanlık
Üşüdüm, üstümü örtsene anne

Anne, anne, anneciğim...

May 10
Türkiye Cumhuriyeti' nin yaşaması ve ilerlemesi için her zaman elele...
 
 

  

http://www.trtube.com/izle.php?v=hhaqfkkmdn

Mar. 28

ÇANAKKALE DESTANI

            Altı asır dünyaya nizam veren bu millet, bitab düşmüştü. Trablusgarp’tan, Balkanlar’dan çekilmiştik. Ricat, onur-gurur kırıcıydı ama mecburduk buna... Düşman kaviydi..talih zebundu... dost vefasızdı...

            Batılı; “Başka milletlerin, müdafaadan ümidi kestiği anda, Türk milletinin taarruzu başlar!” diyor. İşte Çanakkale savaşları, bunun destanıdır.

            Bu destanda; cephaneliğin infilak etmesiyle gözlerinden olan Memiş’in; komutanın: “Vah evladım vah! Gözlerinden mi oldun?” demesine karşılık: “Üzülme paşam, üzülme! Bu gözler göreceğini gördükten sonra bu hale geldi!” şeklindeki cevabı vardır.

            Bu destanda; Fransız zırhlısı Büve’nin 610 mürettebatının denize saçıldığı anda; İngiliz zırhlısı Oşin’ın, sudaki karıncalar gibi çabalayan düşman askerlerini toplaması için ateş kesen Türk topçusunun civanmertliği vardır.

            Bu destanda; İntepe bayırında, bölüğünün tamamen bitmesine rağmen bir mehmetçiğin, sabaha kadar dişini sıkması ve sabahleyin takviye gelen bölük komutanına : “Akşam, batarya imamları “şehitliği” anlatmasalardı, vallahi dayanamazdık!” Demesi vardır.

            Bu destanda; yolunu şaşırıp, merkebiyle düşman içine düşen, dipçik darbeleri altında mendilini çıkarıp: “Beni komutanınıza götürün diyerek”, Anzak komutan karşısında da : “Bizim komutanın size selamı var! Bunlar düşman amma deniz suyu da içemezler! Dedi. Size tatlı su yolladı!” hilesini yapıp mukabilinde çikolata, konserve alarak birliğine dönen, kıvrak Türk zekasının sembolü olan Saka Hüseyinler vardır.

            Bu destanda; birkaç kalas, birkaç metre halat ve 30 yardımcısıyla, 35,5 santim çapındaki 100 tonluk topu Çimenlik kalesi burçlarından indirip Hamidiye tabyalarına nakleden 65’ini geçmiş imalat-ı harbiye ustası Ramazan ağalar vardır.

            Bu destanda Rumeli Mecidiyesi tabyasında 20 dakikalık baygınlıktan sonra 276 kilogramlık üç mermiyi peyderpey atıp İngilizlerin Oşin Zırhlısına boğazı dar eden ; Cevat Paşa’nın “Dile benden ne dilersen evladım” demesine karşılık “Bir şey istemem kumandanım diyen, Paşanın ısrarıyla “Tek tayınla doymuyorum komutanım” deyip “Çift tayın” alan ; fakat bir süre sonra “ Herkes tek tayın yerken bu ikinci tayın boğazımdan geçmiyor.” diyerek tayını reddeden diğergam ruhlu “KOCA SEYYİT”ler vardır.

            Bu destanda; cephanesi bitmiş geri çekilen askerlere; “Düşmandan kaçılmaz! Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum!” diyen Anafartalar, Conkbayırı muharebelerinin kahramanı “Mustafa Kemal”ler vardır.

            Ve yine bu destanda, Atatürk’ün Nutuk’ta anlattığı:

“Siperler arasıdaki mesafe sekiz metre, yani ölüm muhakkak...Birinci siperdekiler hiçbiri kurtulmamacasına kamilen düşüyor.İkinciler onların yerine geçiyor...Fakat, ne kadar gıpta edilecek bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz?...Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiç ufak bir korku ve endişe göstermiyor,  sarsılmak yok... Okumak bilenlerin elinde Kur’an-ı Kerim cennete gitmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şehadet getirerek yürüyorlar. Emin olunuz ki, Çanakkale Savaşlarını kazanan bu yüksek ruhtur.”  Dediği bu ruhu taşıyan Anadolu yiğitleri vardır.

 

            88. yıldönümünü kutladığımız bu zaferimizin ardından şehitlerimizi rahmetle anıyor, onlara layık olma azminde olduğumuzu ifade ediyoruz

            Saygılarımla.....

Mar. 18
18 Mart Çanakkale Zaferimiz kutlu, Şehitlerimizin Ruhu şâd olsun.
   
Mar. 17


ATATÜRK KAYALARI:

Atatürk kayaları, Gömeç-Ayvalık karayolunda seyredenlerin hemen dikkatini çeker.
Gömeç ilçesinin arka kısmında yer alan yüksek dağların üzerine dikkatlice baktığınızda karşısında Atatürk'ün profilini görürsünüz.
Şaşılacak derecede düzgün hatlarla Atatürk'ü sert bağrında barındıran bu kayaları görmek için, bu yoldan geçenler genellikle durup hayranlıkla bu manzarayı seyreder. 
Mar. 16